Ergen: “Saygı, sevgiden ve kazanmaktan daha önemli”

Posted by

“Mert Vidinli’yle Sıkıştıran Sorular” programının bu haftaki konuğu Gülben Ergen oldu. Ergen, yakın dönem planlarından, hayatından ve çocukları ile olan eşsiz iletişimden bahsetti.

İSTANBUL İGFA- Mert Vidinli’ye konuk olan Gülben Ergen 42. Anaokulunu açmak için Niğde’ye gideceğinden bahsederek “Çocuklar Gülsün Diye, 10 sene içinde 41 anaokulu açarak Milli Eğitim Bakanlığı’na anahtar teslim vermiş bir dernek. Ben de o derneğin kurucusu ve başkanı olarak çok gururluyum tabi. Bu dernek benim hem ibadetim hem kendimi çok iyi hissettiğim bir proje. Çocuklarıma da öyle anlatıyorum. 23 Nisan’ları hiç boş geçirmiyoruz. 23 Nisan’ların, 19 Mayıs’ların değeri için çok uzak köylere anaokulları açıyoruz. Bir önceki okulumuz Doğan Cüceloğlu adına açılmıştı. Bizim bazı okullarımızın manevi değerleri ve anlamları var. Çocuklar Gülsün Diye bizim ülkemizde galiba çok görülmeyen, duyulmayan ama bilenin de çok önemsediği ve takdir ettiği bir sivil toplum kuruluşu. Onun başkanı olmak benim için bir yaşam biçimi. Çocuklarımın da bana sözü var. Ben gözlerimi kapadığımda onlar devam ettirecekler inşallah.” dedi.

“GÜLBEN NATURAL’DE ÜRÜNLER ÇOK GERÇEK”

Yeni markası Gülben Natural hakkında konuşan Ergen “Gülben Natural laboratuvar onayları ve sertifikaları sebebiyle çok gurur duyabileceğim bir proje. Ürünlerin vegan, alkolsüz, renklendiricisiz ve paranbensiz olması çok önemli. Ürünler çok gerçek. Ürünler arasında serum çok iddialı. Sabunlar ve gül suları da şu çok önde gidiyor. Gülben Natural hep küçük kalacak bir marka, hiçbir zaman büyüyüp benim mesleğimin önüne geçmeyecek. Nasıl ki Çocuklar Gülsün Diye projesi ile Türkiye’de okul öncesi eğitim ile ilgili bir şey yapıyorsam, aynısını Gülben Natural ile de cilt bakımında yapacağım. Kullananları, kimyasallardan, zehirlerden, kötü içeriklerden koruyacak, yaşamamızda, banyomuzda ve çantamızda olması gereken ürünler… Benim için en büyük ayrıcalığı bu.” şeklinde konuştu.

“HERKES BANA ALBÜM SORARKEN BEN LAVANTA SULARINI KAFAMDAN AŞAĞIA DÖKÜYORDUM”

Yeni markası için çok çalıştığını ifade eden Gülben Ergen “Gülben Natural uzun zamandır benim aklımda olan bir projeydi ama ön hazırlığı çok uzun sürdü. Onun ön hazırlığında ben o kadar harmanlandım ki herkesin bana ‘Ne kadar sessizsin, single çıkar bari, albüm neden çıkmıyor’ dediği zamanda ben lavanta sularını kafamdan aşağıya döküp, parabensiz analizlerini bekliyordum. Alkollü ürün ve alkolsüz ürünler arasındaki farkları araştırıyordum.” dedi

İçindeki heyecanı çalışarak canlı tuttuğunu belirten Ergen “Çalışmak bana kendimi çok iyi hissettiriyor. Benim için hayatta sevgiden ve kazanmaktan daha önemli bir şey var, o da saygı. Ben kendime saygımı çalıştığım zaman, başarılı olduğum zaman, yorgun uyuduğum ve bir amaçla uyandığım zaman, hesap kitap yaptığım zaman, içinden çıkamayacağımı düşündüğüm projelerin altından kalktığım zaman duyuyorum, kendimi öyle iyi hissediyorum” diye konuştu.

“KENDİ MARKA DEĞERİNİ BAŞKA BİR MARKA İLE ÖLÇMEK ÇOK KIYMETLİ”

Yeni reklam kampanyası hakkında konuşan Gülben Ergen “Reklam kampanyası benim için çok değerli. Ben en fazla üç senede bir, bir ünlünün farklı bir markayı kendini yok ederek ama markanın ondan faydalanmasını da sağlayacağı bir biçimde, o markanın önüne geçmeden, arkasında dengeli bir biçimde durarak lanse etmesini tercih ediyorum. Kendini aradan çektiğin zaman o markanın satışları, yayındaki başarısı, ekrandaki reytingi gibi değerleri ölçmek, yani kendi marka değerini başka bir marka üzerinden ölçmek bence çok heyecan verici. Birçok marka ile 20 senedir çok güzel iş birlikleri yaptım, devam da edecek inşallah…” dedi.

“BİZİM EV LUNAPARK GİBİ”

Çocuklarıyla iletişiminin nasıl olduğu ve bir evde üç erkek çocuğuyla yaşamanın nasıl bir duygu olduğunu yanıtlayan Ergen “Çocuklarımın üçü de birbiriyle aynı şeyi hiçbir zaman istemedi. Üçü de birbirinden çok farklı. Yemeklere, derslere, futbola her şeye bakışları farklı…Ben öncelikle onların tabi ki annesiyim ama biz aynı zamanda çok iyi dostuz. Hayatı onlardan dinlemek çok kıymetli. Evet ben magazin içerisinde iş yapıyor olabilirim ama aidiyet duygum orada o kadar yok ki, markamda var, stüdyoda var, sosyal medyamda var, çalıştığım markalarla var, ama orada yok. Benim evim lunapark gibi…PeterPan uçuyor, Batman batıyor, Spiderman geliyor, Oscar gecesi var, maç geceleri var…Başka bir hayat var burada… Bir de okulları var tabi. Her biri için Whatsapp’ta anne gruplarım var. Benim inanılmaz bir trafiğim var. Bana ‘Ne kadar sabırlısın, hiçbir şeye cevap vermiyorsun’ diyorlar. Benim hiçbir şeyden haberim yok ki, ben sonradan görüyorum bazı şeyleri.” dedi.

“ÇOCUKLARIM ŞARKILIMA EH İŞTE DİYOR”

Gülben Ergen, çocuklarının büyüdüğünü ve onlarla çok farklı bir dönemden geçtiğini belirtti. Ergen “Allah bana gönlüme göre üç tane erkek çocuk verdi. Şu an çok başka bir dönemdeyiz. 0-12 yaş arası başka bir dönemdi. Şimdi başka bir dönem…’Sinemaya gidelim mi’ diyorum ‘Hayır’ diyorlar. ‘Film İzleyelim mi’ diye soruyorum. ‘Hayır’ diyorlar. Her şeye ‘hayır’ diyorlar. E ben ne yapacağım? Hepsi kendi odasında bir şeyler yapıyor, evde dört dönüyorum. Şarkılarımı dinletiyorum, bana ‘Eh işte, bir de bu tarzı mı denesen’ diyorlar. Dadı’yı izletiyorum, gülüyorlar.” diye konuştu.

“DADI HER SENE HORTLAYARAK GERİ DÖNÜYOR”

Gençlik yıllarında oynadığı Dadı dizisinin hala çok popüler olduğunu belirten Ergen “Dadı şu an en çok izlenen YouTube dizi. Her sene hortlayarak geri geliyor. Çok etkileyici bir iş, unutulmadı. Keşke Kenan Işık da rahatsız olmasaydı, aramızda olsaydı da bu dizinin müzikali yapılsaydı. Bence buna çok layık bir iş gerçekten.” şeklinde konuştu.

“SLOW VE HAREKETLİ PARÇALARI AYNI ANDA OKUMADAN İÇİN RAHAT ETMEZ”

Yeni şarkı planları sorulan Ergen “Bayramda üç tane konserim var, eski bayramlara döndük ki bence en önemlisi bu. Bu bayramda Kıbrıs, Bodrum ve Alaçatı’da konserim olacak. Yeni şarkı tarafında da bir hareketli bir slow şarkım olacak. Ben ikisini de okumadan içim rahat etmiyor. Şarkılar bittiğinde heyet dinleyecek ve o dönem meslektaşlarımın da neler yaptığına bakarak şarkıyı çıkaracağız. Belki single olarak çıkmayacağız.” dedi.

“15 SENE ÖNCEKİ HALİME ŞAŞIYORUM”

Dolabının en vazgeçilmezi nedir sorusuna cevap veren Gülben Ergen, “Sadelikten yana olduğunu belirterek “Ben kot – tişört insanıyım. Topuklu ayakkabı giyemeyen bir ayak yapısına sahibim. En fazla bir buçuk saat topuklu ayakkabı ile durabiliyorum. Spor ayakkabıyla yaşıyorum ve onun üzerine ne kolaysa onu giyiyorum. İnsanın yaşam felsefesi de değiştikçe konforu da çok önemli bir hale geliyor. Topuklu ayakkabı üzerinde bir hayat benim için çok stresli. 15 seneki önceki fotoğraflarıma bakıyorum ve hayret ediyorum. Çekime mi gidiyorum, havalimanına mı belli değil. Havalimanına giderken havalı olunmalı diye koca şapka, koca marka çantalar, montun logosu gözüksün filan bunlar ciddi bir çaba. Oralardan geçtikten sonra gerçekten düz renkler sade kıyafetler bir tane güzel aksesuarla gülümseyen, dinlenmiş bir yüz, iyi beslenmiş bir beden zaten son derece güzel bir ışık saçıyor. Üzerini başka şeylerle doldurmaya gerek yok diye düşünüyorum.” dedi

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.