İstanbul’un kadim yapılarını gravürlü resimlerle geleceğe aktarıyor

Gravür tarzı resim sanatının Türkiye’deki önemli temsilcilerinden Mustafa Sarıtaş, İstanbul’un Galata Kulesi, Kız Kulesi ve Topkapı Sarayı gibi tarihi ve kadim yapılarını resmederek gelecek nesillere aktarıyor.

Kentin tarihi yapılarını çizen Sarıtaş’ın eserleri, haftalar süren titiz çalışmalarla binlerce çizginin bir araya gelmesiyle ortaya çıkıyor.

Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nin kabul defterinin kapak ve giriş kısmındaki çizimlerini yapan Sarıtaş, sanatında ilerlemek isteyenler için kaleme aldığı yol gösterici kitap çalışmasını yakın zamanda bitirmeyi hedefliyor.

Sarıtaş, AA muhabirine, üniversite yıllarında gittiği bir sergide gravür tarzıyla tanışıp etkilendiğini ve bu alana yöneldiğini söyledi.

Türkiye ve dünyanın önemli tarihi mekanlarını 21 yıldır gravür tarzı resim sanatıyla kağıda aktardığını ifade eden Sarıtaş, “Tamamen çizgiyle ve hassasiyetle yapılan bir teknik olduğu için çok dikkat gereken bir şey. Zaten beni etkileyen yönü bu. Yani dikkat istiyor, hata yapma şansınız yok. Çünkü mürekkepli ve çok ince uçlu kalemlerle yapıyoruz. Bu yönü etkilediği için de yapmak istiyorum.” dedi.

Çizimlerinde çoğunlukla tarihi mekanları tercih ettiğini dile getiren Sarıtaş, gravür tarzında detayların çok önem arz ettiğini belirtti.

Özellikle camilerin kendisini çok etkilediğine vurgulayan Sarıtaş, uzun bir süre sadece Mimar Sinan’ın yaptığı camiler üzerine yoğunlaşıp, çizimler yaptığını anlattı.

Sarıtaş, Galata Kulesi, Kız Kulesi ve Topkapı Sarayı gibi İstanbul’daki önemli tarihi yapıların da çizimlerini gerçekleştirdiğini, birçok eserin haftalar süren detaylı çalışmayla ortaya çıktığını belirten Mustafa Sarıtaş, şöyle devam etti:

“En uzun sürede çizdiğim 1,5 ay sürdü. Tarihi Yarımada’ydı. Eminönü Meydanı’ndan bakmaya çalıştım. Mekanları bildiğim halde bu kadar zorlandım. O mekanı tanımasam daha uzun sürecekti. Karar verdiğimiz çalışmada dokusal farklılık ne kadar çoksa o kadar zorlanıyoruz. Çünkü tamamen çizgisel yaptığımız bir sanat tarzı olduğu için kıyafet, ahşap, meyve resmi, insan yüzü ve eli, özellikle insan yüzü gravürde en zor kısımlardan biridir. Bunlar üzerine hala gelişim aşamasındayım.”

Ayasofya-i Kebir Camii kabul defterinde çizimleri yer alıyor

Sarıtaş, Ayasofya-i Kebir Camii kabul defterinin kapak ve giriş kısmındaki çizimleri de kendisinin yaptığını söyledi.

Cami açılacağı zaman kendisinde bazı duygular ortaya çıktığını, böylece ‘Bunu çizmem gerekiyor’ dediğini aktaran Sarıtaş, “Daha önce de Ayasofya çizimiyle ilgili birkaç denemem olmuştu ama onu ciddi anlamda ‘Yaşadığım dönemde cami oluyor ve burayı çizmem gerekiyor’ düşüncesiyle bir çizim yaptım. Yetkililer de belli sayıdaki çizimler arasından bizimkini değerlendirmiş. Şu an ziyaret defterinin kapağında ve iç sayfasında kullanılıyor.” diye konuştu.

Sarıtaş, mesleki kariyerinde Türk paralarının üzerindeki görsellerin çizimini yapmayı hayal ettiğini dile getirdi.

Gravür tarzı resim sanatıyla ilgilenen gelecek nesiller için yol gösterici bir kitap hazırladığını da belirten Sarıtaş, “Çok az kişiyiz. Türkiye’de çizen var ama ciddi anlamda bu tarzı icra eden çok kişi yok. Biraz zorlandığım kısımlarının kendimden tespitini yaparak bir kitap hazırlamaya çalışıyorum. Kitabın çizimlerinin yüzde 85’i bitmiştir. Gelecek nesillere belki bu tarza ilgi duyanlar olursa yol göstereceğini düşünüyorum.” ifadesini kullandı.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*