En çok bu konuda yalan söyleniyor! İnananlar yandı, zamanla akıl sağlığı bozulabilir

Araştırmacılar, yalan söyleyen kişilerin pişmanlık, rahatsızlık, mutsuzluk,  öz güven düşüklüğü gibi sorunlar yaşayıp yaşamadığını belirlemek için çeşitli deneyler gerçekleştirdi.

Testlerin birinde katılımcılara bir gün boyunca yalan söyleme görevi verildi. Deneyin ardından %22’sinin benmerkezci, %8’inin başkasını korumak için, %69’unun ise yalan söylemediği sonuçlarda yer aldı.

Yalan söyleyen veya insanlara karşı kötü duygusal iletişimde bulunan insanlar genellikle pişmanlık, tutarlı olmak gibi duygulardan yoksun olabilirler. Ancak bu durumu normal davranışlarda fark etmek imkansız olabilir.

Yapılan farklı bir deneyin sonuçlarında ise bazı kişilerin kendine odaklı düşündüğü, diğerlerinin ise karşı taraf odaklı düşündüğü belirtiliyor. Katılımcıların yaklaşık %42’si benmerkezci durumda yalan söylerken yaklaşık %46’sı “öteki odaklı” bir ikilemle karşı karşıya kaldıklarında yalan söylüyor.

Sonuçlar, grupların genellikle doğruyu söyleyenlere kıyasla daha düşük öz güvene ve olumsuz duyguya sahip olduğu belirtildi. Yani bireyler yalan söylese de genellikle bu durumla yüzleşirken olumsuz duygular beslemeye başlıyorlar.

Yalan söyledikleri bir durumu hatırlamaları istenen katılımcılar, yalan söylemedikleri bir durumu hatırlaması istenenlerle karşılaştığında daha fazla öz güven düşüklüğü yaşamaya başlar.

Testin sonunda gönüllü kişiler 5 gün boyunca yalan söylemeye devam etti. Katılımcılar %45 oranında yalan söylerken bu oranın %22’si her gün yalan söylediğini %19’u ise yalan söyleyemediğini belirtiyor.

Yapılan araştırma sonuçlarına göre yalan söyleyen bireylerin çoğunluğunda çeşitli öz güven problemleri var. Öz güven problemleri zamanla kişileri yalan söylemeye, bir yalanın arkasına sığınmaya itiyor. Kişiler bahsettiği yalanlara zamanla inanabiliyor.

Özellikle ikili ilişkilerde bireyler kendini daha iyi hissedebilmek için yalan söyleme eylemine başvurabilir. Bazı durumlarda karşı tarafın duygu ve düşüncelerine sığınarak, ‘ötekinin iyiliği’ için olduğu düşündürülebilir. Bu durum yine de kişilerin kendi öz güven düşüklüğüyle alakalıdır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx